Yazılarım

Süper Gücümüz Nezaket Olsun mu?


“Sevginin özünde nezaket vardır”
Robert Louis Stevenson (Define Adası’nın yazarı)

Geçen gün aceleyle randevuma yetişmeye çalışırken önümde dönüş yapamayan ve muhtemelen 15 saniye kadar gecikmeme neden olan araç sürücüsüne içimden söylenip kornaya bastım. Araç sürücüsü bana döndü, şaşkınlıkla baktı ve özür diler şeklinde elini kaldırdı. Çok utandım.

Randevuma gecikiyor olmamın sebebi o adamcağız değildi. On dakika önce yola çıkmış olsaydım on beş saniyenin hesabını yapmayacaktım. Üstelik kabalığıma da nezaketle cevap vermişti.

O günkü randevuma bir şekilde yetiştim, hatta erken gidip arkadaşımın gelmesini bekledim. Beklerken biraz düşünecek vaktim oldu. Hayatımın çoğu anında sevecen ve nazik davrandığımı düşünürüm. Ama o sabah yaşadıklarıma bakınca zaman zaman bunu yapamadığımı fark ettim. Bir yere yetişme telaşına düştüğümde, zamanla ilgili bir sıkışıklığım olduğunda sabırsız ve kaba davranabiliyordum.

Çok sevdiğim bir büyüğüm, gerçek nezaketin zor koşullarda görülebileceğini söylemişti; zaman kısıtlı olduğunda, açlıkta, para kaybı söz konusu olduğunda. Gerçek nezaket, şartlar ne olursa olsun sevgiyle, sevecenlikle davranmak anlamına geliyor. Nezaket bir sevgi ve saygı göstergesi. Karşımızdaki insanın nasıl hissedebileceğine biz karar verebiliyoruz. Ne kadar büyük bir güç var elimizde! Nasıl ki acımasızlık, negatif anlamda bir güç kullanmaksa, nezaket de gücünü pozitif yönde kullanmak. Yani, süper gücü nezaket olan bir kahraman olmamız için hiçbir engel yok. Peki bunu neden yapamıyoruz?

Daha fazla oku

Mutluluk Hormonlarımız: Serotonin, Dopamin, Oksitosin ve Endorfin

Muhteşem 4’lü; Serotonin, dopamin, oksitosin ve endorfin mutlu ve sevgi dolu olduğumuzda salgıladığımız beyin kimyasallarıdır. Neurotransmitter dediğimiz bu kimyasallar duygularımızı belirler. Bunları yeterli ölçüde ve birlikte salgıladığımızda mutlu oluruz. Ve biliyoruz ki mutlu olduğumuzda motivasyonumuz, üretkenliğimiz ve yaşam enerjimiz artar, ruhsal ve fiziksel iyilik halinde oluruz. İyi haber ise şu: Bizi iyi hissettiren bu kimyasalları kendi çabamızla arttırmamız mümkün.

Daha fazla oku

Öz Şefkat: Kendimizin En İyi Arkadaşı Olmak

En iyi arkadaşlarımıza, sevdiklerimize sevgi, empati, sabır ve anlayış gösteririz. Peki aynı davranışı kendimize gösterebiliyor muyuz?

Genellikle kendimize en kötü eleştirileri yönelten gene kendimiz oluruz. Üstelik bunu gündelik hayatımızda sıklıkla yaparız. İçimizdeki bir ses, kendi kendimizin en büyük düşmanıymış gibi davranır. Hata yaptığımızda, bir şeyi mükemmel yapamadığımızda, zorlandığımızda bize hakaret eder, eleştirir, sorgular. Kendimizi başkalarıyla kıyaslatır. Hatalarımız için bizi cezalandırır, hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyar.

Daha fazla oku

Bilinçli Farkındalık (Mindfulness) ile Kaygılarımızı Azaltabiliriz

Bilinçli Farkındalık, kısaca şu anda neler olduğunun veya neler deneyimlediğinizin farkında olmanızdır. Yargılamadan şimdi ve burada olmaktır. Bu, bütün insanların sahip olduğu bir yetenektir. Duyularınız aracılığıyla ne deneyimlediğinizin farkında olduğunuzda veya düşüncelerinizin ve duygularınızın bilincinde olduğunuzda bilinçli farkındalıkta olursunuz.

Bunun ardındaki mekanizmayı aydınlatmak için daha fazla araştırma yapılmasına gerek olsa da şunu net olarak biliyoruz: bilinçli farkındalık, bizim otomatik olarak gelişen Savaş, Kaç veya Don tepkimizi engeller. Bu tepkilerimiz bizim kaygıyı, korkuyu, kötü bir şey olacak hissini ve endişeyi yaşamamıza neden olabilen tepkilerdir. Şu anda’ki deneyimimize farkındalık getirerek, davranışlarımızı ve tutumlarımızı daha bilinçli kontrol edebiliriz. Böylece niyet, çaba, irade, disiplin ve kendimize şefkatli olmamız üzerinde çalışmayı öğreniriz. Bu özelliklerimizin hepsi desteklenebilir ve geliştirilebilir.

Daha fazla oku

İlişkilerde Hep Benzer Şeyleri Yaşıyorsanız Nedeni Bağlanma Stiliniz Olabilir

attach

Arkadaşlarımızla ve ailemizle duygusal ilişkiler hakkında konuştuğumuzda kimi zaman benzer olaylarda, onlardan farklı duygular hissettiğimizi ve farklı tepkiler verdiğimizi fark ederiz. Veya bir arkadaşımızın hüsranla biten her ilişkisinde aynı şeyleri yaşadığını…

Aslında “Bağlanma Stilimiz” romantik partner seçimimizden ilişki sürecine ve (maalesef) ilişkinin nasıl bittiğine kadar her şeyimizi etkiler. Bu nedenle bağlanma stilimizi bilmemiz ilişkideki güçlü ve zayıf yönlerimizi fark etmemize yardımcı olması açısından önemlidir.

Bağlanma kuramına göre çocuk bebeklikten itibaren annesiyle geliştirdiği ilişkisini ilerleyen yaşlarda yakın ilişkilerinde model olarak kullanır. Kişinin benlik modeli ve başkaları modeli bu sayede gelişir.

Daha fazla oku